Ataşehir escort Ankara escort
1xbet betist supertotobet
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Ücretle Oyalanıp, Geleceği Kaybetmek…


facebook-paylas
Tarih: 14-12-2025 21:56

Ücretle Oyalanıp, Geleceği Kaybetmek…

Türkiye’de ekonomi tartışmaları uzun süredir yanlış bir eksende dönüyor.

Her kriz döneminde aynı sahne kuruluyor: Asgari ücret konuşuluyor, zam oranları açıklanıyor, alkışlar geliyor, birkaç ay sonra aynı hüsran tekrar yaşanıyor. Sorun çözülmüş gibi yapılıyor ama gerçekte sadece erteleniyor.

Şunu açıkça söylemek gerekiyor:

Asgari ücret artışı bir ekonomi politikası değildir.

Bir sosyal zorunluluk olabilir, bir geçici rahatlama sağlayabilir ama üretim yapısı değişmeden kalıcı refah üretmez. Asgari ücret bir milyon olsa bile, bu ancak bir aylık çözümdür. Sonrasında enflasyon devreye girer, fiyatlar ayarlanır, satın alma gücü yeniden erir. Ve toplum tekrar aynı noktaya döner.

Çünkü mesele maaşın rakamı değil, o maaşı ödeyen ekonomik düzenin niteliğidir.

Türkiye bugün düşük katma değerli üretim yapıp, yüksek katma değerli bir hayat yaşamaya çalışıyor. Aradaki farkı borçla, kurla, enflasyonla kapatıyor. Bu sürdürülebilir değil. Üreten değil, tüketen; tasarlayan değil, montaj yapan; markalaşan değil, ham madde satan bir ekonomiyle refah inşa edilemez.

Sendikalar sadece ücret istiyor.

Siyaset sadece dağıtmayı seviyor.

İş dünyası risk almak yerine korunmayı tercih ediyor.

Muhalefet ise meseleyi seçim cümlelerine indiriyor.

Oysa kimse şu soruya cesaretle cevap vermiyor:

Bu ülke ne üretecek, ne satacak, hangi alanda söz sahibi olacak?

Kapitalist sistem “sermaye kutsaldır” dedi, insanı araçlaştırdı.

Komünist sistem “emek kutsaldır” dedi, üretimi kilitledi.

Her iki model de insanı merkeze alamadı; sistemi merkeze aldı. Bugün dünya bu iki uç modelin ürettiği sorunlarla boğuşuyor.

Türkiye’nin ihtiyacı ithal ideolojiler değil; yerli, gerçekçi ve ahlaki bir üretim aklıdır.

Bu aklın merkezinde üç temel alan vardır: Enerji, tarım ve teknoloji.

Enerjide dışa bağımlı olan bir ülke, ekonomide de bağımlıdır. Türkiye enerji tüketiyor ama teknolojisini üretmiyor. Paneli, türbini, bataryayı ithal ediyor; faturayı ise gelecek nesillere kesiyor. Enerjide fiyat alan değil, teknoloji üreten ülke olmadan cari açık da enflasyon da bitmez.

Tarımda tablo daha da ibretliktir. Türkiye toprağı olan ama çiftçisi yoksul bir ülkedir. Çünkü tarımı hâlâ sadece tarladan ibaret sanıyoruz. Oysa tarım kazancı; işleme, paketleme, marka, lojistik ve ihracat zincirinde oluşur. Buğday ekiyoruz, unu başkası satıyor. Domates yetiştiriyoruz, markayı başkası koyuyor. Çiftçi kazanamıyor, tüketici pahalı yiyor. Kazanan yine aradaki sistem oluyor.

Teknolojide ise tüketici olmayı ilerleme sanıyoruz. Yazılımı lisanslıyoruz, uygulamayı indiriyoruz, veriyi dışarıda tutuyoruz. Sonra gençler neden gidiyor diye soruyoruz. Çünkü bu ülkede üretmek zor, kopyalamak kolay; risk almak cezalandırılıyor, özgünlük korunmuyor.

Bütün bunların üstüne bir de küresel gerçeklik var:

Biz hâlâ emperyalist Batı korkusuyla oyalanırken, Çin geliyor.

Ama tankla, topla değil.

Krediyle, altyapıyla, tedarik zinciriyle, pazar hâkimiyetiyle geliyor.

Çin bayrak dikmiyor; bağımlılık kuruyor.

İşgal etmiyor; borçlandırıyor.

Savaş açmıyor; sanayileri çökertiyor.

Ucuz ürün aldığımızı sanırken, kendi sanayimizi kapatıyoruz. Kendi işçimizi işsiz bırakıyoruz. Bu bir komplo değil; çıplak ekonomik gerçekliktir.

Ve burada çok kritik bir nokta var:

Bu sorun sadece hükümetin çözeceği bir sorun değildir.

Muhalefet, sendikalar, iş dünyası, sivil toplum…

Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor.

Bu bir parti meselesi değil, Türkiye meselesidir.

Bu bir ekonomik tercih değil, beka sorunudur.

Eğer Türkiye;

-sermayesini ortak hedeflerde birleştirmezse,

-üretim konsorsiyumları kurmazsa,

-sendikaları verimliliğin ortağı yapmazsa,

-hukuku güven veren bir zemine oturtmazsa,

-liyakati sözde değil, gerçekte uygulatmazsa

ülke var olur ama ekonomi başkasının uzantısı hâline gelir.

Son söz şudur:

Ücretle oyalanan toplumlar günü kurtarır, geleceği kaybeder.

Ekonomi ise günü değil, gelecek nesilleri ister.

Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir zam değil;

yeni bir üretim zihniyeti, yeni bir toplumsal sözleşme ve ortak bir hedeftir.

Aksi hâlde asgari ücreti ne kadar artırırsak artıralım,

fatura hep aynı yere çıkar:

Yine hüsran, yine hüsran.




Bu haber 435307 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI