|
Tweet | Tarih: 07-02-2026 13:42 |
Siz, farkında olmadan bir devrin tanıklarısınız.
İsimleri söylenmeden tanınan insanlara rastladınız bu topraklarda.
Bir ses tonunda, bir sahne duruşunda,
bir bakışta, bir kahkahada kendini ele verenlere…
Onlar koca çınarlardı.
Göğe başkaldıran dallarıyla bir zamanı taşıyan,
kökleriyle bu ülkenin hafızasına tutunanlar.
Son zamanlarda gölgeleri uzadı.
Birer birer sessizleştiler.
Kimi sahneden indi, kimi mikrofonu bıraktı,
kimi artık yalnızca hatıralarda konuşur oldu.
Ama sanmayın ki bu bir gidişti.
Bazı insanlar gitmez.
Sadece yer değiştirir.
Birinin sesi hâlâ bir arabada açılan eski bir şarkıda yaşar.
Camdan dışarı bakarken insanın içini yakan o tanıdık tını…
Bir başkası, sahne ışığı yandığında
perdenin arkasında hissedilir.
Bir diğeri, kalabalığın ortasında atılan bir kahkahanın cesaretinde.
Bazıları bu memlekete acıyı anlattı.
Bağırmadan.
Süslemeden.
Susarak.
Bazıları neşeyi savundu.
Gülmenin de bir direniş olduğunu hatırlattı.
Bazıları ise sadece şunu söyledi:
“Olmak mümkündür.”
Farklı olmanın, aykırı kalmanın, unutulmaz olmanın mümkün olduğunu…
Onlar ekrana sığmadı.
Sahneye, plağa, kasete hiç sığmadı.
Çünkü bir meslekten fazlasıydılar.
Bir ses oldular.
Bir duruş.
Bir hatıra.
Kimi zaman bir şarkının yalınlığında,
kimi zaman bir sahnenin bedîiyatında
hafızaya kazındılar.
Bir düğünde ansızın çalan tanıdık bir ezgide,
bir film sahnesinde gözlerin dolmasında,
eski bir radyoda cızırtının arasından gelen melodide
yeniden çıkarlar karşınıza.
Bir çay masasında,
“Hatırlıyor musun?” diye başlayan cümlelerin tam ortasında…
Toprağa karıştılar belki.
Ama kaybolmadılar.
Çünkü bazı insanlar toprağa değil,
zamanın kendisine emanet edilir.
Her adımda biraz onların izine basarsınız.
Her nefeste biraz bıraktıkları boşluğu doldurursunuz.
Ve anlarsınız ki:
Koca çınarlar devrildiğinde bile orman eksilmez.
Sadece sessizleşir.
Ama o sessizlik,
zamanın hafızaya bıraktığı en derin izdir.
Ve bilirsiniz:
Bir şarkı çaldığında,
bir sahne alkışlandığında,
bir anı içinizi titrettiğinde…
Onlar yine oradadır.
Yanı başınızda.
Sessiz.
Vakur.
Köklü.
Çünkü koca çınarlar ölmez.
Sadece hatıraya dönüşür.
Ve hatıra,
bu topraklarda
kendini yeniden var eden bir yankıdır.