|
Tweet |
Bu yazıyı yazmadan önce epey düşündüm. Tereddütüm, yazdığım yazının annem tarafından hicvedilmesi olacaktır.
Sonra izin aldım bu yazıyı yayınlamak için. Yazı hayatım AM - BM - G - F gibi notalarla başladı. Şiirin ve sözün bütünleştiği bu satırlar belki de annemin benim “gitarım nerede?” dediğimde kaşlarını çatmasıydı. Çünkü çatılan kaşlar ben usulca odama yaklaşırken içimi titretiyordu ve elim kaleme gidiyordu, bir şeyler yazıyordum.
Fakat içimde hep sözle, yazıyla ve şarkı ile ilgilenmek istiyordum Gitarıma temas ettiğim zaman çok farklı bir bağ kuruyordum. Rengi siyah olduğu için “Karayel” diye hitap ediyordum gitarıma. Sanki ben sussam notlar konuşacak gibiydi; sözler semaya gidiyordu, gökyüzünde yazılar bütünleşiyordu ve bir hakikat sarıyordu dilimi. Yüreğimde nasırlar tutuşuyordu.
Şiirler ve yazılar yazmak için özel bir zaman planlamıyordum, ben zaten o zamanın içindeydim.
Gel zaman git zaman o çatık kaşlara rağmen gitar kursuna gittim, bütün ısrarlarımı içimde yaşıyordum. Masamda bir kağıt, bir kalem mutlaka vardır; uykuya dalacağım zamanlarda ne olur olmaz diye bekliyordu kağıt ve kalem. Uykulardan uyanıp yazdığım bir sözü yaşıyordum. Bir de şöyle bir şeyim vardı: sahnelere çıkmadan önce ortalardan kayboluyorum. “Konuk nerede?” diye beni aradıklarına şahit olduğumda “Gökyüzünde” diyorum. Hafif tatlı bir gülümseme içimizi ısıtıyor.
İşte hayatta böyle… Bazen bir insanın yazdığı ya da söylediği bir söz, bir bakış, onun hayatta karar almasına sebebiyet veriyor. 11’li yaşlarımda çalmaya başladığım gitarımın tellerine annem kondu diyordum. Sonra hâlâ bugün olmuş eve girdiğimde anneme bakınca ilk aklıma gelen gitarım oluyor.
Belki de bazı hikâyeler kırılan tellerle başlar. Çünkü bazen bir tel kopar, bir ses susar ama insanın içindeki söz susmaz. O söz bir gün bir yazıya, bir şiire, bir hatıraya dönüşür.
Benim hikâyemde de gitarımın telleri kırıldı; fakat o tellerin bıraktığı ses hâlâ içimde yankılanıyor. Ve insan bazen anlıyor ki hayat, kırılan tellerden sonra bile devam eden o sessiz müziğin adıdır.
GAZETECİ YAZAR AYŞENUR TOKSÖZ