|
Tweet |
Ekrem İmamoğlu’nun hayali cumhurbaşkanlığı adaylığı için belirlediği slogan artık netleşti:
“Güçlü Devlet, Zengin Millet, Büyük Türkiye.”
Siyasi gözlemciler için bu slogan tanıdık. Çünkü bu kavramlar, yıllardır Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temsil ettiği kalkınmacı, millî iradeyi esas alan siyasi çizginin temel söylemidir. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu söylemin artık CHP’nin vitrinine taşınmış olmasıdır.
⸻
Bir Partiden Daha Fazlası: Kimlik Arayışındaki CHP
Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin en kritik kırılma noktalarından birinden geçiyor. Uzun yıllar boyunca “sosyal demokrat” etiketiyle hareket eden bu parti, bugün giderek bir kimlik boşluğuna savrulmaktadır. Sadece bir siyasi figür değişimi değil, aynı zamanda bir zihniyet kırılması yaşanmaktadır.
İmamoğlu’nun sloganı, partinin geleneksel refleksleriyle çelişmektedir. “Güçlü devlet” vurgusu, merkeziyetçiliği ve otoriteyi önceleyen bir sistem tahayyülüdür. “Zengin millet” ise doğrudan kalkınmacı devlet aklını işaret eder. Oysa bu iki kavram, yıllarca CHP’nin eleştirdiği başkanlık sisteminin meşruiyet zemininde anlam kazanır.
Başka bir ifadeyle; CHP artık başkanlık sistemine karşı değil, bu sistemin içinde kendisine rol kapma çabasında olan bir yapı hâline gelmiştir.
⸻
Parlamenter Sistem Hayali Çökerken…
Uzun süre boyunca başkanlık sistemine muhalefet eden CHP’nin, bugün bu sisteme göre aday profili belirlemesi, doğrudan bir teslimiyet anlamına gelir. “Güçlü lider”, “vizyoner yönetici”, “tek ağızdan karar alma” gibi başkanlık sisteminin alametifarikaları, artık CHP tarafından da benimsenmeye başlanmıştır.
Bu durum, CHP’nin temel tezlerinden biri olan parlamenter sistem idealinin rafa kaldırıldığını açıkça göstermektedir. Ve eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki süreçte parti genel başkanlığından feragat ederek “partisiz cumhurbaşkanı” kimliğiyle bir üst aşamaya geçerse, CHP’nin elindeki son argüman da düşer.
O gün geldiğinde halk şunu soracaktır:
“Madem sloganlar aynı, sistem anlayışınız da benziyor, farkınız neydi?” Bizi niye aldattınız diye soracaktır.
⸻
Cumhur İttifakı’nın Sessiz Stratejisi
Cumhur İttifakı ise bu süreçte hem sistemin mimarı olmuş, hem de sistemin dilini muhalefete ezberletmiştir. Bugün CHP, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin mantığına uygun aday belirlemekte, sistemin söylem çerçevesiyle kampanya yürütmektedir.
“Güçlü Devlet, Zengin Millet” söylemi, sadece bir kampanya sloganı değil; bir paradigmanın, bir zihin yapısının ve siyasi vizyonun ürünüdür. Bu söylemin doğduğu yer ise bellidir: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inşa ettiği yeni Türkiye siyaseti.
Ve eğer bu siyaset, “partisiz bir cumhurbaşkanı” profiliyle taçlandırılırsa, sadece sistem değil, muhalefetin yönü de tamamen belirlenmiş olacaktır. CHP ise bu düzende yalnızca muhalefet ediyormuş gibi yapan, fakat aynı sistemin kodlarına göre şekil alan bir yapıya dönüşür.
⸻
CHP, kendi kimliğinden uzaklaştıkça, başkalarının sözleriyle siyaset yapmaya devam edecektir. Ama bilinsin ki; “Güçlü Devlet, Zengin Millet” söylemi, bir parti taklidiyle değil, bir millet iradesiyle yazılmıştır.
Birgün herkes “Cumhur İttifak” taraftarı olacak gibi.
#Vesselam